Geçmişten günümüze en güçlü devletler

Geçmişten günümüze en güçlü devletler

Tarih : Okunma : 99 views Yorum Yap

İşte birçoğunu ilk kez duyacağınız tarihe damga vurmuş devletler.

2 / 92

Makedonya İmparatorluğu (MÖ 336 – MÖ 323)

3 / 92

Büyük İskender (III Aleksandros) tarafından kurulan ve sadece 13 yılda süper güç haline gelip yıkılan kısa süreli Avrupa ve Orta Doğu süper gücü devletiydi.

4 / 92

Roma İmparatorluğu (MÖ 27 – MS 395)

5 / 92

Milattan önce 27 yılında kurulan Roma İmparatorluğu döneminin Avrupa’daki süper gücüydü. Ülkenin çeşitli sebeplerden Doğu-Batı Roma olarak bölünmesiyle gücünü kaybetmiştir.Kuruluşundan ikiye ayrılışına kadar süper güç kalmıştır.

6 / 92

Bizans İmparatorluğu (395-1453) Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasıyla kurulan Doğu Roma İmparatorluğudur. Bizans olarak bilinir.

7 / 92

Kurulduğu ilk dönemlerde Avrupa’nın süper gücüydü ancak Türklerin Anadoluya gelmeleriyle süper güç konumunu kaptırmışlardır. Malazgirt Savaşı (1071) ile süper güç olmayı kaybetmiştir.395-1071 yılları arasında süper güç olmuştur.

8 / 92

Kutsal Roma-Cermen İmparatorluğu (962-1806) 962-1806 yılları arasında 844 yıl boyunca Orta Avrupa’da hüküm sürmüş bir monarşidir. Kuruluşundan yaklaşık 1400’lü yılların sonuna kadar süper güç haline gelmiştir.

9 / 92

Rönesans ve Reform hareketleri sonunda iyice zayıflamış ve yıpranmıştır. Rönesans’ın başlangıcından kısa süre önce zayıflamaya başlayıp süper güç olmayı kaybetmiştir.

10 / 92

Moğol İmparatorluğu (1206-1294) Cengiz Han’ın kurduğu Uzak Doğu Asya merkezli Asya-Avrupa topraklarına yayılan ve tarihin en büyük ve en güçlü devletini bölünene kadar süper güç olan Moğol İmparatorluğu 1294’te 4’e ayrılmıştır.

11 / 92

4’e ayrıldıktan bir süre sonra süper güçlük konumunu Osmanlı Devleti kapmıştır.

12 / 92

Osmanlı İmparatorluğu (1299-1923) Osman Bey tarafından kurulan Osmanoğulları Beyliği, Orhan Bey döneminde bir devlet, I. Mehmet döneminde ise bir imparatorluk haline gelmiştir ve İstanbul’un Fethi ile uzun bir süre süper güç haline gelmiştir.

13 / 92

623 yıl boyunca ayakta kalan Osmanlı, 1453-1699 yılları arasında süper güç konumunda olan Osmanlı 1699 yılında imzalanan Karlofça Antlaşması ile süper güçlük konumunu bırakmak zorunda kalmıştır.

14 / 92

İspanyol İmparatorluğu (1492-1898) Amerika kıtasının keşfedilişiyle aynı yıl kurulan İspanyol İmparatorluğu, coğrafi keşifleri ve sömürgeciliği başlatan ülkelerden biridir.

15 / 92

1559 yılında süper güç olmuş ancak uzun sürdürememiş ve 1648 yılında eski gücünü kaybetmiştir.

16 / 92

Büyük Britanya Krallığı / Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı (1707-1801) / (1801-1927)

17 / 92

lk kez I. Elizabeth döneminde yani 1558 yılında süper güç olmuştur. Ondan sonra 1801 yılında yapılan Birleşme Antlaşması ile tekrar süper güç haline gelen ülkenin süper güç konumu İrlanda ile İngiltere’nin ayrılması ile bozulmuştur.

18 / 92

Rusya

19 / 92

Osmanlı’nın 1699’da imzaladığı Karlofça Antlaşması’ndan 1. Dünya savaşına kadar bir süper güç olmuştur. Diğer süper güçlerden daha büyük bir ülkesi ve daha güçlü askeri gücü olduğu için en güçlü süper güçlerden biri olmuştur.

20 / 92

1. Fransa İmparatorluğu (1804-1815) Fransız İhtilali ile zayıflayan Fransa Krallığı yıkılma noktasına gelince Napolyon Bonaparte kendini imparator ilan ederek ülkeyi kurdu.

21 / 92

11 yıl boyunca süper güç olan Fransa İmparatorluğu neredeyse tüm büyük devletleri dize getirmiş olsa da diğer süper güçlerin birleşmesi karşısında 1815’te yıkılmıştır.

22 / 92

Avusturya İmparatorluğu / Avusturya-Macaristan (1804-1867) / (1867-1918) Osmanlı İmparatorluğu’nun süper güç konumunu kaybetmesi ve Osmanlı’nın gerileme dönemine girmesiyle…

23 / 92

1. Dünya savaşına kadar Almanya, Rusya, Fransa ve İngiltere ile birlikte süper güç konumunda kalmıştır ancak Fransa ile birlikte diğer süper güçlerden geri kalmışlardır.

24 / 92

Alman İmparatorluğu (1871-1918)

25 / 92

İngiltere’de ortaya çıkan sanayileşmeye, sömürgeciliğe ve silahlanmaya geç başlamış ve siyasi birliğini geç tamamlamış olmasınra rağmen 1. Dünya Savaşı’nda en güçlü devlet olmuştur. 1. Dünya Savaşında kaybetmesi ile süper güç olmayı bırakmıştır.

26 / 92

Nazi Almanyası (1933-1945)

27 / 92

1. Dünya Savaşı bittiğinde kaybeden Almanya, Adolf Hitler önderliğinde en çabuk toparlanan devlet olup tekrar Dünya’nın en güçlü ülkelerinden biri olmuş ve 2. Dünya Savaşı bitimine kadar süper güç kalmıştır.

28 / 92

SSCB (Sosyalist Sovyetler Cumhuriyeti Birliği) (1922-1991) 1. Dünya Savaşı bittiğinde bir İtilaf Devleti olmasına rağmen savaşı kaybeden Rusya, Almanya gibi kısa sürede toparlandı ve tekrar süper güç oldu.

29 / 92

2. Dünya Savaşı bitince ABD ile arasında başlayan Soğuk Savaş’ı kaybedip 1991 yılında yıkılmış ve tek süper güç ABD olmuştur.

30 / 92

ABD (1776-Günümüz) İlk olarak 1492’de keşfedilen Amerika kıtası, zengin yeraltı ve yerüstü kaynakları sayesinde birçok ülkenin ilgisini çekmiş ve sömürge devletler kurulmuştur. 1607’de İngiltere tarafından koloniler kurulmaya başlanmıştır.

31 / 92

13 adet koloni kurulmuştur fakat 7 Yıl Savaşları ile ekonomisi dara giren İngilizler kolonilere ağır ve haksız vergiler istiyordu. Koloniler bundan bıktı ve İngilizlerden ayrılarak 1776 yılında Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi’ni ilan etti.

32 / 92

1776 yılından 1920 yılına kadar güçlü bir devlet haline geldi ve 1920’den şu ana kadar süper güç olarak kaldı. 2. Dünya Savaşı sonrası Soğuk Savaş döneminde SSCB ile birlikte dünyanın iki süper gücünden biri oldu.

33 / 92

Soğuk Savaş’ı ABD’nin kazanmasıyla dünyadaki iktisadi, siyasi ve askeri her olayı etkileyebildiği için ‘Süper Güç’ konumunda. Çin karşısında ekonomisi gerileme gösterse de bu statüsü kısa vadede değişecek gibi görünmüyor.

34 / 92

‘Osmanlı Tokadı’nın inanılmaz hikayesi…

Osmanlı Tokadı hakkında ilginç bilgiler. İşte Osmanlı Tokadının ortaya çıkış hikayesi!

Silahsız bir savaş sanatı olarak literatürde yerini almıştır. Ancak bu kavramın ne zaman ve nasıl ortaya çıktığı bilinmiyor.

35 / 92

Bir rivayete göre kuvveti dillere destan olan Osmanlı’nın kurucusu Osman Bey’in bir tartışma sırasında hiddetlenerek attığı bir tokat sonucu, tokadı yiyen kişnin oracıkta ölmesi üzerine söylenmeye başlanmış olduğu iddia ediliyor. 

36 / 92

Tarihçi Murat Bardakçı’ya göreyse ‘Osmanlı Tokadı’ sözü IV.Murad’ın 1632’deki ayak divanında, Sadrazam Hafız Ahmed Paşa’nın kendisine saldıran iki Yeniçeriyi iki tokatla öldürmesinden gelmekte.

37 / 92

Kavram olarak ne zaman ortaya çıkmış olursa olsun, ‘Osmanlı Tokadı’ Osmanlı askerlerinin silahsız saldırı yada savunma konusunda her zaman kullandıkları ve geliştirdikleri bir vuruş türü olmuştur.

38 / 92

Etkili bir şekilde atıldığında öldürücü olabilen ‘Osmanlı Tokadı’ çıkardığı ses ve oluşturduğu basınç  dolayısıyla da oldukça zarar verebiliyor, bunun yanında kulağa denk geldiğinde kulak zarını patlatabiliyordu.

39 / 92

Elin her iki yanıyla da yapılabilen ve muhatabını sersemleten, duruma göre bayıltan yada öldürebilen bu tokat tekniğini kullanan bir askeri sınıf yoktu.

40 / 92

Bütün askerler arasından bileğine güvenen babayiğitler bu tekniği kullanırlardı.

41 / 92

‘Osmanlı Tokadı’ tekniği tek bir biçimde kullanılmazdı. Duruma, yere, düşmanın zırh yapısına ve dövüşün gidişatına göre uygulanan değişik şekilleri mevcuttu. 

42 / 92

El ve kolun açısız, omuzdan hızla hareketiyle hedeflenen noktaya elle yapılan temasla yapılır, en çok yüzün her iki yanına ve enseye, bilek veya dirsek kırılmadan omuzdan güç alınarak büyük bir hızla atılırdı.

43 / 92

Ancak asıl ‘Osmanlı Tokadı’ burnu hedef alacak şekilde yüzün tam ortasına, avuç içini germeden burun ucuna denk gelecek şekilde atılırdı.

44 / 92

 Bu şekilde kafatasının göz çukurkarında kalan kısımları kırılarak beyne saplanır, böylece ölüme yol açardı.

45 / 92

Böyle bir tekniğin uygulanmadığı durumlarda bile, hızlı ve çok sert şekilde atıldığı ve çok kuvvetli bir tokat olduğu için boyun kırılmasına yol açarakta öldürebiliyordu.

46 / 92

Bu vuruş tekniğini uygulayabilmek için kuvvetli pazular, güçlü omuz ve boyun kaslarıyla birlikte bu pazuları çok hızlı bir şekilde kullanabilecek yeteneğinde geliştirilmiş olması gerekiyordu.

47 / 92

Ancak bu teknikler, ağır idmanlar, cirit, güreş ve benzeri gibi savaş oyunları ve kılıç kullanma, yay germe talimleriyle kanlı savaş meydanlarında pişen Osmanlı askerleri için rahatlıkla uygulanabilecek tekniklerdi.

48 / 92

Osmanlı ordusunda yer alan her Yeniçeri ‘Osmanlı Tokadı’ nın tekniklerini bilir küçük yaşta Yeniçeri Ocağı’na alındıktan itibaren yağlı mermerleri tokatlayarak yapılan idmanlarla kendisini geliştirirdi.

49 / 92

‘Osmanlı Tokadı’ bir Yeniçerinin kılıcından sonra en güvendiği silahıydı.

50 / 92

Savaş esnasında sıkça görülen, silahın elden düşmesi veya kırılması gibi durumlarda ‘Osmanlı Tokadı’ Yeniçerinin tek silahı haline gelirdi.

51 / 92

Ancak ‘Osmanlı Tokadı’ daha çok Akıncılar sınıfı içerisinde yer alan, ‘Deliler’ adı ile anılan efsanevi savaşçılar ile özdeşleştirilmiştir.

52 / 92

Deliler at üzerinde veya yaya olarak ordunun en önünde yer alırlar, savaş sırasında en önden gidip, ellerinde sadece bir kalkanla, hatta kimi zaman o bile olmaksızın çıplak elle, sille tokat düşmana saldırırlardı.

53 / 92

İri yarı, güçlü, 20-25 yaş arasındaki gözünü budaktan sakınmayan, yürekli ve korkusuz gönüllüler arasından seçilirlerdi.

54 / 92

Bu ‘Azaplar’ ıslatılmış mermer üzerine çıplak elle tokat atarak talim ederlerdi.

55 / 92

Zamanla avuç içleri nasır tutar ve iyice kuvvetli hale gelirlerdi.

56 / 92

Bu tokatların muhatabı sadece düşman askerler değil, askerlerin atlarıda olurdu.

57 / 92

Osmanlı’nın savaştığı topraklarda yapılan araştırmalarda, bulunan birçok insan ve at kafatasında tokat izlerinin olduğu gözlenmiştir.

58 / 92

Kazılar esnasında, kafa tası içerisine yani beyne doğru göçmüş insan iskeletlerine, hatta metal miğferlerde bile el izlerine rastlanmıştır.

59 / 92

Bu izler de 600 yıl boyunca düşmanı titreten ‘Osmanlı Tokadı’ nın ne denli şiddetli bir vuruşa sahip olduğunu göstermektedir.

60 / 92

61 / 92

62 / 92

Osmanlı padişahları bilinmeyenleri ve eski Türk hükümdarları Mete Han ve Atilla’ın hayranlık uyandıran özellikleri…

63 / 92

Osmanlı’nın kıtlık zamanında bile yardım elini uzatmayı bildiği tarihi olay…

Zat-ı Şahaneleri Osmanlı Mülkünün Sultanı Abdülmecid Han’a

Aşağıda imzası bulunan biz İrlanda eşrafı, siz zat-ı devletlerinin mağdur ve perişan İrlandalılara karşı gösterdiğiniz alaka ve geniş kereminiz dolayısıyla minnet ve en derin şükranlarımızı arz için müsaade istirham ediyoruz. Yine ahalimiz adına ihtiyaçlarımızın görülmesi için siz zat-ı şahaneleri tarafından yapılan bin sterlinlik nakdî yardım sebebiyle teşekküre cesaret eyliyoruz.

64 / 92

Avrupa’nın en batısında, 4 bin 500 kilometre uzağımızda, tarih boyunca hiç karşı karşıya gelmediğimiz bir memleketin insanlarının, bugün Topkapı Sarayı Arşivi’nde muhafaza edilen üç-beş satırlık teşekkür mektubu, aslında ciltler dolusu kitaba sığmayacak bir insanlık örneğinin en açık ifadesiydi.

65 / 92

Yıl 1847 İrlanda

O dönemde Birleşik Krallık’ın bir parçası olması rağmen İngiltere tarafından tam bir sömürge gibi yönetilen İrlanda’nın, en önemli geçim kaynağı patatesti.

66 / 92

1845’te Amerika’dan gelen zehirli bir mikroskobik mantarın, patates ürününün üçte birini yok etmesiyle başlayan kıtlıkta, ertesi yılda ürünün %80’i tarlalarda çürüdü.

67 / 92

İrlanda halkının, açlıktan tohumluk olarak ayırdığı patatesleride yemesi sonucu, kıtlık 1847’de zirveye ulaştı.

68 / 92

Büyük kıtlık, 1845-1852 yılları arasında kitlesel ölümlere ve göçlere neden olmuştu.

69 / 92

O dönem 8 milyon civarında olan nüfus, açlıktan dolayı gerçekleşen ölüm ve göçler nedeniyle 5 milyona kadar düşmüştü. İrlanda halkı açlıktan kırılıyordu.

70 / 92

Amerika Kıtası’nda yaşayan yoksul kızılderili kabilesi Çoktavların bile aralarında 170 dolar toplayıp İrlanda halkına destek olmaya çalıştığı bu dönemde İngiltere ve sömürgelerinden elde ettiği zenginlikler sayesinde oldukça parlak günler geçiren Avrupa’nın büyük ülkeleri bu faciaya tamamen kayıtsız kalmışlardı.

71 / 92

O günlerde Osmanlı İmparatorluğu’da büyük ekonomik sıkıntılar ve sorunlarla uğraşmaktadır.

72 / 92

Ancak tarihten gelen Türk yardımseverliği burdada kendini gösterir ve Sultan Abdülmecid, kendisine yapılan herhangi bir yardım talebi olmamasına rağmen harekete geçerek, İrlanda halkına o dönem için oldukça önemli bir rakam olan 10 bin sterlinlik yardımda bulunmak istediğini büyükelçi aracılığı ile İngiltere Kraliçesi Victoria’ya bildirir.

73 / 92

Fakat dönemin, üzerinde Güneş batmayan imparatorluğu zengin İngiltere’nin kendi tebaası olan İrlanda halkı için gönlünden kopan, ancak 2 bin sterlin olmuştur.

74 / 92

Kendisinin ancak 2 bin sterlin yardımda bulunduğu İrlanda halkı için, Osmanlı’nın 10 bin sterlinlik yardım yapmak istemesi, Kraliçe Victoria’yı rahatsız eder.

75 / 92

Buna izin verilemeyeceğini ve miktarın düşmesi gerektiğini bildirir.

76 / 92

Neticede Osmanlı bağışı, kraliçenin baskısıyla bin sterline indirilir.

77 / 92

İngiltere kraliçesinin kendi topraklarına dahil bir bölgeye, Osmanlı İmparatorluğu tarafından yapılmak istenen para yardımını engellemesi ve yardım miktarını onda bire düşürmesi, tarihe ibret verici bir olay olarak geçmiştir.

78 / 92

Ancak Sultan Abdülmecid bununla yetinmez. 

79 / 92

Muhtemel siyasi gerilimleri ve ulaşım güçlüklerini de göze alarak, 4 bin 500 kilometre uzaklıktaki İrlanda’ya muhtelif gıda malzemeleri, tahıl ve tohum yüklü üç gemi dolusu insani yardım gönderir.

80 / 92

İngiltere bunuda engellemek için elinden geleni yapar. Gemileri İrlanda’nın başkenti Dublin limanına sokmaz.

81 / 92

Ancak Osmanlı gemileri, ne yapar ne eder getirdiği yardımı Dublin’e 50 kilometre uzaklıktaki Drogheda limanına boşaltmayı başarır.

82 / 92

Osmanlı’nın bu alicenaplığı açlıktan, kıtlıktan ve hastalıktan kırılan İrlandalılara bir nebze olsun derman olmuş, pek çok kişiyi ölümden kurtarmıştır.

83 / 92

İrlandalılar ve Drogheda halkı bu yardımı hiç unutmaz.

84 / 92

İrlanda 1923 yılındaki Lozan görüşmeleri sırasında, tüm ülkelere karşı Türkiye’yi destekler.

85 / 92

İrlanda temsilcisinin toplantılar sırasında, ünlü şairiniz Yahya Kemal’e söyledikleri ilginçtir: 

86 / 92

“Biz bir yandan açlık ve kıtlıktan kırılıp, bir yandan salgın hastalıklarla boğuşurken diğer Avrupalılardan hiç bir yardım ve destek görmedik. Ama sizin Osmanlı dedeleriniz, yardım olarak hem para hem de gemiler dolusu erzak gönderdiler. O zor günlerde bize insanca, dostça uzanan bu eli asla unutmayacağız. Siz her zaman desteklenmeye layık bir milletsiniz. Bunu çok iyi hak ediyorsunuz.”

87 / 92

1995 yılında Drogheda kentinin kuruluşunun sekiz yüzüncü yılı sebebiyle yapılan törende, Drogheda belediye başkanı Frank Godfrey tarafından yaptırılan şükran plaketi, bu yardımı ölümsüzleştirmek adına Türk gemicilerin misafir edildiği eski belediye binasının duvarına çakılır.

88 / 92

2010 yılında Türkiye’yi resmen ziyaret eden ilk cumhurbaşkanı olan Mary McAleese’de düzenlediği basın toplantısında şu sözleri söylemiştir:

89 / 92

“Bir milyon İrlandalının hayatını kaybettiği büyük açlık döneminde, Türk halkının bize nasıl yardım ettiğini çok iyi hatırlıyoruz. İrlanda halkı bu eşine az rastlanır bonkörlük girişimini asla unutmadı.”

90 / 92

Kaderin hoş bir cilvesi, Osmanlı gemilerinin yardımı ulaştırdığı Drogheda kentinin sembolüde, Osmanlı bayrağı gibi Ay Yıldızdı.

91 / 92

1919 yılında kurulan kentin futbol takımı Drogheda United’ın amblemi de yine Ay-Yıldızdır.

92 / 92

Takma adı ‘Türkler’

Kaynak/haber7

    Belirli Gün ve Haftalar

  • Bu hafta Standartlar Haftası
olcay taş (tasolcay52@gmail.com) Websitesi